Wednesday, 29 October 2008

KALANLAR

Esyalar paketlenip tekrardan acilali neredeyse tam iki ay oldu. Burdayim, yeni soguk evimde, tek basima ve geri tepmelerle basbasa. Ne daglara vurabildim kendimi ne de denizlere. Malesef kendi kendinin aynasinda buluyorsun her ne kadar zorlasanda bir seyleri.

Hala aciyorum, goz yaslari nedensiz yere sallaniyor kirpiklerimden. Sorgulama bitmiyor, neden, nicin ve nasil diye kendimi yedigim anlar oluyor. Sonra birden ne gerek var buna diyorum, aklima baska bir sey geliyor, kendime gelir gibi oluyorum. Sehir de degistirsen ulkede, sen kendinle gittigin icin her yere uzaklasamiyorsun derinliklerinden. Insanlarin hayatina girmesi de, cikmasi da artik o kadar onemli olmuyor hayatinda. Yasamin tek basina kalmis bir canavar kesiliyor. Yazmanin hafifligi tam bu zamanlarda ortaya cikiyor.

Kendini kandirmak bir o kadar kolay bir o kadar agir. Soruyorum: mutlumusun, iyi bir kararmiydi diye.... senin ki iyi bir kararmiydi diye bana donduruyor eli. Masadan kalkmanin tam zamanidir diyorum. Kotu bir poker oyuncusunun hic sansi yoktur. Blofu sadece kendine atarsin, diger oyuncu ise en iyi kartlari bile acik oynar. Kendinle yuzlesemiyorsan, bunca zaman sonra hala yalanlarinla kendini ama sadece kendini kandirabiliyorsan eger, ben uzun zaman once cikarip bir aceleyle taktigim sapkamla ceker giderim oradan.

Gene aynisi oldu. Ne istedigini bilmeyen o, benim ne istedigimle kavga eden de o. Hayati bu kadar onemseyip, yada aslinda onemsediginin kendin oldugunu goremeyip karsindakini hala oyalamaya calismak sacamaligin daniskasi, bir gerzeklik isareti.

Kalanlar dedim. Acaba neydi onlar. Bugun bir laf ettim kendi kendime kendimde inanamadim. Gecen sene Xmas'ta bana aldigi ama daha once kullanmaya kiyamadigim kristal sarap kadehlerini kullanmaya basladim burada. Ama gene ben icmiyorum onlarda, misafirlere cikariyorum. Aysun gittikten sonra bulasikliktan aldim, dolaba kaldirirken elimden duser gibi oldu. Panikle yakaladim ve dedim ki: bu bana onun son icinden gelerek verdigi sey ve kesinlikle kirilmasini istemiyorum. Tabi bunu soyledikten sonra ben paramparca oldum. Kadeh yerine ben dustum yere. Parcalarimi toplayacak olan daha cikmadi piyasaya.

Bu kadar mi bana kalanlar? Keske. Bana onu davul zurna ekibiyle ugurlamak kaldi. Yapmadigim dugunu yapmak kaldi. Benimle yapmak istemedigi cocugu yapmak kaldi. Bana kendim kaldim. Kendimi kandirmamak kaldi. Arkasindan nanik yapmak kaldi. Tek basima kaldim. Onu tek basina orada oyle o koca evde birakmak kaldi. Arkasindan bazen aglamak kaldi.

Birazim onda kaldi.

No comments: