Monday, 25 May 2009

Hayatimin oyle bir donemindeyim ki

Aciklamaya hic mi hic calismayacagim

Yaz geldi gene

Yazin zamani, yazmanin vakti geldi

Yine gecikerek



Yorgun kalktim bu sabah.

Pencereden gordugum ilk sey iki haftadir durmaksizin, akin akin yagan, durmak bilmeyen yagmurdu. Bu sehre geldigimden beri neredeyse hemen hergun yagmur yagiyor. Omuzlarimi arkama dogru germem; tatli, misil misil bir uykudan hic uyanmak istemezcesine hareket etmem gerekiyor. Boyle bir uyku ardini 15 seneye yakindir hic hissetmiyorum.

Yeni bir hikayeye baslar gibi basliyorum her gune. Programlanmis bir kalkis, ise gidis, eve donus, yemek yiyis ve uzun bitmek bilmeyen gece telefonlari. Her sabah yeni bir umutla kalkip, bugun degisik ne olacak diye? diye basliyorum gune.

Ta ki bu sabaha kadar.

Bu sabah kalktim ve yillardir her gun yeni bir hikayeye basliyor olan yasamimin aslinda hergun ayni hikayeyi bozuk bir plak gibi dondurdugunu hissettim. Hayatin agirliginin omzuma cokup, yillarin beceriksizligini ve inatla yeni bir umutla YENI BIR GUNUN beni bulacagini bekleyerek bir omrun gecmeyecegini sadece ilk bu sabah KABUL ETTIM.

Hep derim, bir cok zamanlar daglari kaldirip denize atmak, balkona cikip avazim ciktigi kadar bagirip televizyonu asagi firlatmak gibi hisselerimi cok sik bastirmam gerekmistir. Bugun gercegi kabul edis sendromumdan sonra, salonda, yuzu pencereden gorunen cirkin karanlik binalara bakan ikili koltuga coktum.

O kirli, yikik dokuk, yillardir hic degismeyen binalar kurtaricisini bekleyedururken, bu hayatta benim de farkli bir sey yapmadigimi hissettim. Satilik levhasina yagmur damlalari hisimla carparken birden benim de hayatimi satiliga cikarmam gerektigini anladim. Problem surda: satilmaya bile degmeyen, belkide gulunesi olan hayatimi bir yardim kurulusuna bile bagislayacak gucun kendimde bulunmadigini kime nasil aciklayacaktim?

Belkide kimseye bir sey kanitlamaya calismanin zamani degil, kendimden baska.

Iste tam da boyle dusuncelerle bogusurken telefonumda bir tik sesi duydum. Pek de anlam ifade etmeyen (o anda ve o zaman) birinden komik bir mesajdi. Bir kere tanistigim sonrasinda da olan olaylar yuzunden kendimi yuzlesmeye hazir hissetmedigim biriydi.

Londra'ya geliyormusun?

Plan yok ve hayati satiliga tam da cikarmisken hayir demenin de bir anlami yok!

Geliyorum dedim.

Bu anlattigim 5 gun once oluyor.

Tam anlasmaya varilmadi daha ama galiba sattim. Anlasmanin sartlari biraz zorlayici. Dusunmek icin zamana ihtiyacim var dedim cunku degermi yoksa daha iyi bir alici cikabilir mi daha da onemlisi bu alici dogru mu gercekten bilmiyorum.

Umuyorum...
Yuzumde bir tebessum, karnimda o kasilma.

No comments: