Monday, 25 May 2009

Sweet Swedish Sight

Cok gulen cok aglarmis, yada tam tersi.

Ben tersini yasiyorum su siralar. Baya bir zaman once garip bir adam bana fal bakmisti. "Bu ne boyle, bu kadar mi kirgin olur bir insan ama senin yildizinin parlamasina cok az bir zaman var" diye buyurmustu. Sanki Eflatun mezarindan cikip "yeryuzunde bir tek gerceklik vardir o da mutlak mutluluktur" demis gibi olmustum.

Istek garip bir dilek. Cok dikkat etmek gerekiyor dilediklerimize ve istediklerimize. Hayatta beklemeye alinan seylerin bekleyerek olgunlastigina inanmak, daha sonra toplayacagimiz meyvalarin daha lezzetli olacagini bilmekten kaynaklaniyor. Herseyin bir zamani olduguna inaniyorum, kalbini acmaninda, birinin karsina cikmasininda ayriliklarin yada uzun sandigin beklentilerin bir anda sona ermesininde.

Bugun Sweet Swedish yarin pickled Swedish Fish'e donusebilir.

Herseyde oldugu gibi cambazlik yapmanin zamanindayim. Sopanin iki ucunda baska kafalar, ben ortada ipin uzerinde ve adim atsam dusebilecek bir durumdayim. Gozlerim bagli. Karsi tarafa gecebilirim dengede, ama asagida muzigi calan adama guvenmiyorum. Uca gelmeden muzigi keserse rahat bir adim atip asagiya dusup olebilirim.

No comments: