Uzun bir yaz gecti. Upuzun. Omrum yollarda, cantam sirtimda gecti, iyi gecti, guzel bitti.
Hayatimin eylul ayinda baslayacagini biliyordum. Siyaha boyanmis saclarimi farkli ulkerin sicak yada serin ruzgarlarinda savurdum. Birkac dudagin islakligi denizin nemiyle birlesti. Hic bir sekilde geri donusu olmayan ve butun kizginligi geride birakmama yarayan sicak yeller esti yuzume butun bir yaz.
Akdenizin kollarini Gallerle birlestirdim, Kuzey Irlanda'nin bilinmez kiyilarinda bir gece Goteborg sokaklarinda uc gun dolastim. Her yer baska bir aski, hepsi birbirini tamamladi. Butun bu olanlar beni tekrardan ben yapti. Hayata donus, Londra'yi kucaklamami sagladi.
Nefis bir huzur, tatmini anlatilamayan bir is ve hayat boyu unutulamaz arkadaslar kazandirdi.
Her gidisin bir donusu oldugundan ama butun bunlarin beni ben yaptigindan donusun cokusu olmadi.
Olabildigi kadar guldum hala da guluyorum. Olabildigi kadar yedim, ictim hala da yasiyorum. Ben beni oynuyorum, ne kadar uzundur olamayan beni. Hayati ne olursa olsun butun yorgunluguyla kucaklayabiliyorum.
Ve burdan herkese sesleniyorum, yasam hic sanildigi kadar kasvetli degil kasveti ve sehveti ayni anda yasiyoruz.........
Ben kendi halinde olan bir insankizi, hepinize sesleniyorum: dunyaya bir kere geldik ve geri donusu varmi bilmiyoruz, bugun ve yarin simdiden yapiliyor sakin ertelemeyin ve sizi ezmesine izin vermeyin.
Niyet herseyin baslangicidir, kotu niyetse sonu.
Bayrammis, yeni urbalarini giyen kaldi mi? (Kibrisli arkadasim aynen boyle dedi)
Ben
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
No comments:
Post a Comment